Türkiye’de ne yok ?

Türkiye’de ne yok ? Dünya sıralamasında gün geçtikçe geri ilerleyen ülkemiz malesef en mutsuz ülke konumunda gerilemeye devam ediyor. Saygının ve Hoşgörünün neredeyse hiç kalmadığı yardımlaşmanın ise tamamen bittiği bir ülke konumuna oturduk. Geçenlerde ismini vermek istemeyen bir genç kardeşimizle yaptığım görüşmede edindiğim bilgiler karşısında neredeyse şok oldum. Verdiği örnekler ise kayda değerliliği açısından oldukça önemliydi. Aynı zamanda ülkemizi kıyaslama yaptığında hiçte haksız sayılmayan gencimizin ilk kıyaslaması ise Türkiye – İsveç ‘di. İsveç’de doğduğun günden 18 yaşına kadar geldiğin süre boyunca devlet aylık olarak hesabına birim bazlı olarak söylüyorum. Bin tl yatırıyor ve 18 yaşında banka hesabında 200 bin Tl ile hayata başlıyorsun. Ülkemizde ise 18 yaşında belki de ailenin veya bireysel borçlarınla mücadele için çalışmaya başlıyorsun. Bunu dile getirdiğimde ise git deniliyor ve gitmek için bile yine paraya ihtiyacımız oluyor. Para sorununu çözsek, hangi ülke bizi almak ister ki, hiç bir ülke turistlere bizim gibi yaklaşmıyor. Belki onlarda biliyordur. Bizim paramız olduğunu diyerek sözlerine devam eden gencimiz. Geçenlerde işletmesini yaptığım ofisime hırsız girdi. Direk polisi aradım yaklaşık 2 saat sonra ekip geldi. Olayları anlattım, ofisimde nelerin eksik olduğunu anlattım. Sonra parmak izi için ekiplerin geleceğini söyleyerek ofisimden ayrıldılar ilk başta sevindim ülkemizde ki polisleri bu kadar sıcak kanlı ve samimi görmemiştim belki de hiç. Yaklaşık 1 saat sonrada 2 memur geldi. Ofisi gezdiler her yerin fotoğraflarını çektiler. Aynı olayı onlara da anlattım neler olabileceğini ve ya nasıl olmuş olabileceğini çünkü şüphelendiğim kişi ve kişilerde vardı. Üstelik ispat da edebilirdim. Parmak izi için gelen polisler söylediğim her cümleyi dinlememiş gibi benim gidenlerle işim yok, bana yeri değişmiş eşyaları göster dedi. O an şok oldum. Nasıl yani ? diyerek tepkimi diler getirdim. Olayı tekrar anlatmaya başladığım zaman sesini yükselterek benim gidenlerle veya anlattığın olaylarla ilgim yok onlarla ilgilenmiyorum bana yeri değişmiş eşyaları göster yoksa benim burada bir işim yok dedi. Masaya dokunmuş olabilir diyorum. İzleri gösteriyorum bakmadan toz var orada görmüyor musun ? diyerek cevap veriyor. Sonrasında bir poşet dikkatimi çekti ve poşeti gösterdim bu burada değildi diyerek. İçindekilere dokunmuş olabilirler dedim. Bana poşet yeterli diyerek içindekileri boşaltıp poşeti alıp aşağı indi. Diğer memur arkadaşta parmak izlerimi aldı ve olay yerinden ayrılırken en yakın karakola gidip ifade vermemi istediler. Normalde ilk gelen ekibin beni karakola götürüp yardımcı olması gerekiyormuş. İkinci defa şok oldum. Ben 24 yaşındayım yaklaşık 4 yıldır bir firmaya ayakta tutmaya çalışıyorum ve bugüne kadar devletten ne 1 tl yardım aldım, ne de hayatımda bu kadar yalnız bırakıldığımı hissettim. Sonrasında karakola gittim ifade vermek için boş karakolda 3 saat bekledim. Karakolda Telefonları açan kadın polis memuru telefonda yoğunuz diyip telefonu kapattığında fındık kırıyordu. Bir anda amir geldi karakola saat 00.00 dı. Herkes bir anda düzeldi bir anda toparlandı. Tabi ki amir gidince herkes eski haline geri döndü. 4. Saatimde bir polis memuru olay yeri raporu hazırlamış onu getirdi. A4 kağıdında 8 cümle yazıyordu 1 cümlede ters düştük hatta sözlerimiz üst üste bindi hep gerildik. Sonra tamam dedim siz haklısınız. Yoksa bu kabus bitmeyecekti. Sonra ifademi verdim ve ayrıldım. 25 dakika sonra tekrar arandım. Bir kağıda imza attırmayı unutmuşlar yoğun oldukları için. Ertesi gün tekrar gittim ve imza attım. Sonrasında bu işi hızlandırmak için üstüme görev edinmiş gibi çevre esnafları gezdim. Kamera kayıtları için hiç biri kamera kaydını paylaşmadı. Polise bunu gidip söyledim. Esnafın yanına gidip beni ara ben konuşurum dediğinde ben tekrar şok oldum. Savcılığa gitsem kamera kayıtları için talepte bulunsam bunun onayın gelmesi 6 ay min. oda. Elim kolum bağlanmış ve yapa yalnız kalmıştım. Devletin d’si yoktu yanımda. Son olarak her gün esnaf esnaf gezerken ev sahibim aradı. Geçersiz ve türlü türlü bahaneleri öne sürerek ofisi boşaltmamı isteyip telefonu suratıma kapattı ve bir daha telefonu açmadı. Sonrasında bir tanıdığı gelip ofisin anahtarını aldı. Peki ben şimdi ne yapmalıyım diye sorduğumda hiç bir kimse mantıklı cümle kuramadı. Diyerek ekleyen genç kardeşimizin sesini duyurmak istedik. Umarız her şey hallolur ve hırsızlar adalete teslim edilir. Bizlerde senin her zaman yanında olacağız.

By admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.